ABD’nin açıkladığı yeni yaptırımlar, Küba ekonomisinin en güçlü yapılarından biri olarak görülen GAESA’yı doğrudan hedef alıyor. Madencilikten finansa kadar uzanan geniş bir alanı kapsayan kararın ekonomik etkileri önümüzdeki aylarda daha net ortaya çıkacak. Ancak şimdiden görünen tablo, Washington ile Havana arasındaki ekonomik ve siyasi gerilimin yeni bir aşamaya geçtiği yönünde.
ABD ile Küba arasındaki gerilim yeniden yükselirken, Washington yönetimi Havana’ya yönelik yeni yaptırım kararlarını duyurdu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Küba ekonomisinin önemli bölümünü kontrol ettiği belirtilen ve Devrimci Silahlı Kuvvetler ile bağlantılı olduğu ifade edilen Business Administration Group S.A. (GAESA) bünyesindeki bazı kuruluşların yaptırım listesine alındığını açıkladı.
Karar, ABD’nin son yıllardaki en dikkat çekici ekonomik baskı adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Yeni yaptırımların özellikle Küba’nın maden ve metal rezervlerinin işletilmesinde faaliyet gösteren şirketleri kapsadığı bildirildi.
Ayrıca finansal ve fiziksel varlıkların transferinden sorumlu bazı birimler de yaptırım kapsamına alındı.
Uzmanlar, bu adımın yalnızca belirli şirketleri değil, ülkenin döviz gelirlerini ve dış ticaret kapasitesini de etkileyebileceğini belirtiyor.
Küba kökenli bir aileden gelen ve uzun yıllardır Havana yönetimine karşı sert tutumuyla bilinen Marco Rubio, yaptırımların amacının Küba’daki askeri ve devlet kontrolündeki ekonomik yapıları hedef almak olduğunu ifade etti.
Washington yönetimi, söz konusu kuruluşların ülke ekonomisindeki etkin rolünün sınırlandırılmasını amaçladığını savunuyor.
Ekonomik kriz, yüksek enflasyon, temel ihtiyaç ürünlerine erişim sıkıntısı ve enerji sorunlarıyla mücadele eden Küba için yeni yaptırımların etkilerinin ciddi olabileceği değerlendiriliyor.
Özellikle madencilik ve dış ticaret gelirlerinde yaşanabilecek olası daralmanın, zaten kırılgan durumda bulunan ekonomiyi daha da zorlayabileceği ifade ediliyor.
Bazı ekonomistler ise yaptırımların doğrudan devlet kurumlarını hedef alsa da dolaylı etkilerinin toplum üzerinde hissedilebileceği görüşünde.
ABD’nin son kararı yalnızca ekonomik değil, jeopolitik açıdan da dikkat çekiyor.
Washington yönetiminin Çin, Rusya ve İran ile ilişkilerini geliştirmeye çalışan Havana üzerindeki baskıyı artırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilen yaptırımların, bölgedeki diplomatik dengeleri de etkileyebileceği belirtiliyor.
Küba yönetiminin yaptırımlara ilişkin vereceği resmi yanıt beklenirken, uluslararası gözlemciler iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim döneminin başlayabileceğine dikkat çekiyor.
Son yıllarda ekonomik darboğazdan çıkmaya çalışan Küba’nın, bu yeni yaptırımlara karşı nasıl bir yol haritası izleyeceği önümüzdeki günlerde netleşecek.