Şırnak Merkez – Şırnak
Şırnak Üniversitesinde rektörlük görev süresinin sona ermesine günler kala yönetim, kadro ve liyakat tartışmaları yeniden alevlendi. Üniversitede görev yapan bazı akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Abdurrahim Alkış’ın yeniden atanacağını önceden ilan eden paylaşımlar yaptığını ve personele gözdağı verdiğini ileri sürdü. Alkış ise suçlamaları reddederek tartışmaların görevden aldığı kişiler tarafından büyütüldüğünü savundu.
Prof. Dr. Abdurrahim Alkış’ın rektörlük görevinin 15 Eylül 2026’da sona ereceği belirtilirken, yeni rektör ataması öncesinde üniversitedeki gerilim dikkat çekici bir noktaya ulaştı. Akademisyenlerin iddiasına göre Alkış, 25 Ağustos’ta sonuçlanan bazı akademik kadrolara getirilecek isimleri 19 Ağustos’ta sosyal medya üzerinden duyurdu. İddiaya konu paylaşımlarda rektör olarak yeniden atanacağını öne sürdüğü, rakip adayları küçümseyen ifadeler kullandığı ve personele “Yöneticiye itaat farzdır” mesajı verdiği ileri sürüldü.
Paylaşımlarda İlahiyat Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Silopi Meslek Yüksekokulu ile Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksekokulundaki bazı kadrolara getirileceği belirtilen kişilerin isimlerinin sıralandığı iddia edildi. Akademisyenler, atama süreçleri tamamlanmadan isimlerin açıklanmasının liyakat, eşitlik ve şeffaflık ilkeleri açısından ciddi kuşku oluşturduğunu savundu.
Rektör Alkış ise söz konusu sosyal medya paylaşımlarının kendisine ait olmadığını açıkladı. Paylaşımların sahte olduğunu savunan Alkış, bilirkişi incelemeleri ve emniyet kayıtlarıyla bunu kanıtladıklarını söyledi. Kendisine yöneltilen eleştirileri görevden aldığı kişilerle ilişkilendiren Alkış, “Kimi musluğun başından aldıysam vaveyla koparmaya başladı” ifadelerini kullandı.
Alkış ayrıca göreve geldiği dönemde kendisine Şırnak’ın bazı dengelerine uygun hareket etmesi yönünde telkinlerde bulunulduğunu, buna rağmen kararlarında geri adım atmadığını belirtti. Görevden aldığı bazı kişilerin Ankara’daki yetkilileri devreye sokmaya çalıştığını ileri süren Alkış, durumu ilgili makamlara anlattığını savundu.
Ortaya atılan iddialar henüz bağımsız ve kesin bir yargı kararıyla doğrulanmış değil. Ancak bir devlet üniversitesinde kadroların önceden belirlendiği ve personelin itaate zorlandığı yönündeki suçlamalar, yalnızca kişisel bir yönetim tartışması olarak görülemez. Üniversite yönetiminin tartışmaları sert açıklamalarla geçiştirmesi yerine kadro ilanları, değerlendirme süreçleri ve atama sonuçlarını kamuoyuna açık biçimde sunması gerekiyor.
Bilimin merkezinde liyakat, özgür düşünce ve hesap verebilirlik bulunması gerekirken Şırnak Üniversitesinin baskı, sadakat ve kayırmacılık iddialarıyla gündeme gelmesi kurumun itibarına zarar veriyor. YÖK ve ilgili denetim makamlarının iddiaları bütün yönleriyle incelemesi, hem suçlamaların açıklığa kavuşturulması hem de zan altında kalan kurum ve kişilerin durumunun netleşmesi açısından zorunlu hâle geldi.