Diyarbakır’da henüz 4 yaşındaki bir kız çocuğunun, aylar önce yaşadığı kedi teması sonrasında kuduz hastalığına yakalanarak entübe edilmesi büyük endişe yarattı. Olayın ardından mahallede sağlık taraması ve hayvanlara yönelik aşılama çalışmaları başlatılırken, kamuoyunun yanıt beklediği kritik bir soru ortaya çıktı: Çocuk ilk olayın ardından sağlık kuruluşuna götürüldüyse kuduz riskli temas açısından nasıl değerlendirildi, aşı ya da immünglobulin uygulandı mı? Diyarbakır Valiliği’nin açıklaması bu noktaya açıklık getirmedi.
Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı kırsal Büyükadı Mahallesi’nde yaşayan 4 yaşındaki N.K.’nin yaklaşık dört ay önce bir sokak kedisiyle temas ettiği bildirildi. Haber ajanslarına yansıyan bilgilere göre küçük kız, sokak kedisi tarafından dudağından ısırıldı ve ailesi tarafından sağlık kuruluşuna götürüldü. Kontrollerin ardından çocuğun eve gönderildiği, ancak aylar sonra yeniden rahatsızlandığı belirtildi.
Çocuğun sağlık durumunun ilerleyen süreçte ağırlaşması üzerine Dağkapı Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi altına alındığı ve entübe edildiği açıklandı. Yapılan incelemelerde kuduz testinin pozitif sonuç verdiği bildirildi.
Diyarbakır Valiliği’nin olayla ilgili açıklamasında ise dikkat çekici bir ayrıntı bulunuyor. Valilik, çocuğun yaklaşık dört ay önce bir kedi tarafından “tırmalandığını”, 10 Ağustos 2026 tarihinde rahatsızlanarak hastaneye başvurduğunu ve alınan numunenin referans laboratuvarındaki incelemesi sonucunda kuduz testinin 13 Ağustos’ta pozitif çıktığını bildirdi.
Böylece kamuoyuna yansıyan bilgiler arasında da açıklığa kavuşturulması gereken bir farklılık ortaya çıktı. İlk haberlerde çocuğun dudağından ısırıldığı belirtilirken Valilik açıklamasında olay tırmalama olarak anlatıldı.
Ancak bundan daha önemli soru, ilk temastan sonra ne yapıldığı.
Ajans kaynaklı haberlerde ailenin olayın hemen ardından çocuğu hastaneye götürdüğü ve yapılan kontroller sonrasında eve gönderildiği belirtiliyor. Buna karşılık Valiliğin açıklamasında dört ay önceki ilk sağlık başvurusuna, çocuğa kuduz aşısı uygulanıp uygulanmadığına veya temas sonrası profilaksi değerlendirmesinin nasıl yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmuyor.
İşte olayın en kritik noktası da burada.
Çocuk gerçekten kedi tarafından ısırıldıktan sonra hastaneye götürüldüyse; kuduz riskli temas değerlendirmesi yapıldı mı? Aşı önerildi mi? Aşı takvimi başlatıldı mı? Kuduz immünglobulini gerekip gerekmediği değerlendirildi mi? Aileye takip konusunda ne söylendi?
Bu soruların yanıtı ortaya çıkmadan herhangi bir sağlık çalışanını ya da kurumu doğrudan ihmalle suçlamak doğru olmaz. Ancak 4 yaşındaki bir çocuğun aylar sonra kuduz tanısıyla yoğun bakımda entübe edilmesi karşısında, ilk sağlık başvurusuna ilişkin kayıtların açıklığa kavuşturulması kamuoyu açısından son derece önemli.
Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü de kuduz riskli temaslarda kişinin hekim tarafından değerlendirilmesi ve gerekli görülmesi halinde temas sonrası kuduz aşısı uygulanması gerektiğini belirtiyor.
Olayın ardından sosyal medyada “Kuduz dört ay sonra ortaya çıkar mı?” sorusu da gündeme geldi. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kuduzun kuluçka süresi çoğunlukla 2-3 ay olmakla birlikte bir haftadan bir yıla kadar değişebiliyor. Süre; virüsün vücuda giriş noktası, virüs yükü ve başka faktörlere bağlı olarak farklılaşabiliyor. Dolayısıyla yaklaşık dört aylık sürenin kuduz açısından tıbben mümkün olmadığı yönündeki yorumlar gerçeği yansıtmıyor.
Kuduzun korkutucu tarafı ise belirtiler ortaya çıktıktan sonraki tablo. Dünya Sağlık Örgütü, klinik belirtiler başladıktan sonra hastalığın neredeyse yüzde 100 ölümcül olduğunu belirtiyor. Buna karşılık hastalık, riskli temas sonrasında zamanında uygulanan koruyucu tedbirlerle önlenebiliyor.
Pozitif sonucun ardından İl Sağlık Müdürlüğü ve Sur İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin Büyükadı Mahallesi’nde filyasyon, temaslı taraması ve sağlık kontrollerine başladığı açıklandı. Temaslı olduğu belirlenen kişilere gerekli kuduz profilaksisinin uygulanmaya başlandığı bildirildi.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de bölgede hayvanlara yönelik çalışma başlatırken, mahallede aşılama yapıldığı ve ilgili belediyelere sahipsiz kedi ve köpeklerin toplanması konusunda bilgi verildiği belirtildi. Valilik sürecin ilgili kurumlarla birlikte takip edildiğini açıkladı.
Ancak bütün bu tedbirler şimdi tek bir acı sorunun gölgesinde: Neden bütün bu önlemler, 4 yaşındaki bir çocuk kuduz olup entübe edildikten sonra gündeme geldi?
Kamuoyunun yalnızca “çalışmalar başlatıldı” açıklamasına değil, olayın başlangıcından bugüne kadar geçen dört aylık sürecin ayrıntılarına ihtiyacı var. Çocuğun ilk sağlık kuruluşuna götürüldüğü tarih, yapılan işlemler, temasın nasıl kayıt altına alındığı ve kuduz aşısı uygulanıp uygulanmadığı açıklanmalı.
Çünkü ortada sıradan bir hayvan ısırığı vakası değil, yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren 4 yaşındaki bir çocuk var.