Motorine Tek Kalemde 5,13 TL Zam Kapıda, Fatura Yine Vatandaşa

Yayınlama: 11.08.2026 11:42

Türkiye’de vatandaşın cebini en hızlı boşaltan kalemlerden biri haline gelen akaryakıtta yeni ve çok ağır bir fiyat artışı gündemde. Sektör kaynaklarının aktardığı hesaplamalara göre benzinde litre başına 2 TL, motorinde ise 6,85 TL düzeyinde fiyat artışı ihtiyacı oluştu. Mevcut eşel mobil mekanizması nedeniyle artışın yüzde 25’lik bölümü ÖTV indirimiyle karşılanırken yüzde 75’inin pompaya aktarılması bekleniyor. Bu hesap gerçekleşirse sürücü benzinde yaklaşık 1,50 TL, motorinde ise yaklaşık 5,13 TL zamla karşı karşıya kalacak.

Özellikle motorindeki 5 lirayı aşan tek seferlik artış, artık yalnızca otomobil sahibinin deposunu ilgilendiren bir mesele olmaktan çıkmış durumda. Motorin; kamyondan minibüse, tarım makinesinden dağıtım aracına kadar ekonominin taşıma damarlarında kullanılan temel girdilerden biri. Dolayısıyla pompada yükselen her lira, yalnızca istasyondaki tabelada kalmıyor; nakliye, üretim ve dağıtım maliyetleri üzerinden vatandaşın markette aldığı ürüne kadar uzanan yeni bir maliyet baskısı yaratma potansiyeli taşıyor.

Daha da dikkat çekici olan ise vatandaşın fiyat artışlarına karşı koruma kalkanı olarak sunulan eşel mobil sisteminin giderek daraltılması. Düzenlemeye göre 1 Ağustos-30 Eylül 2026 döneminde yurtiçi rafineri fiyatındaki artışların yalnızca yüzde 25’i ÖTV indirimiyle karşılanıyor. Sistemin 1 Ekim 2026 itibarıyla tamamen sona ermesi öngörülüyor. Başka bir ifadeyle bugün 6,85 TL olarak hesaplanan motorin artışının yaklaşık dörtte biri vergi mekanizmasıyla tutulurken, dörtte üçlük bölüm tüketicinin önüne bırakılıyor.

Hükümet cephesi ise eşel mobil uygulamasının bütçe açısından ciddi bir vergi feragati anlamına geldiğini savunuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, daha önce sistemin yıl sonuna kadar devam etmesi halinde akaryakıtta yaklaşık 600 milyar TL’lik vergi gelirinden vazgeçilmesi anlamına gelebileceğini açıklamıştı. Ancak vatandaşın baktığı yer bütçe tablosundan çok daha basit: Depoya giren yakıt kaç liraya mal oluyor ve maaştan geriye ne kalıyor?

Beklenen artış gerçekleşirse İstanbul Avrupa Yakası’nda motorinin yaklaşık 85,20 TL’ye, Ankara’da 86,32 TL’ye, İzmir’de ise 86,59 TL’ye çıkabileceği hesaplanıyor. Benzinde de İstanbul’da 71 TL’nin, Ankara ve İzmir’de 72 TL’nin üzerindeki rakamlar konuşuluyor. Bunların kesinleşmiş tarife değil, beklenen zam üzerinden yapılan tahmini hesaplamalar olduğunu özellikle belirtmek gerekiyor. Dağıtım şirketi ve bölgeye göre pompa fiyatları farklılaşabiliyor.

Bazı Anadolu kentlerinde motorinin 90 TL sınırına yaklaşması ihtimali ise artık “akaryakıt pahalılandı” cümlesinin çok ötesinde bir tabloya işaret ediyor. Bir zamanlar birkaç kuruşluk değişiklikleri takip eden sürücü bugün tek gecede 5 lirayı aşabilecek bir zamdan söz ediyor. 50 litrelik bir motorin deposunda yalnızca bu artışın ilave maliyeti yaklaşık 256,5 TL anlamına geliyor.

Asıl soru da burada başlıyor: Vatandaşın geliri aynı hızda artmazken ulaşımın, üretimin ve ticaretin temel girdilerinden biri neden bu kadar sert fiyat hareketlerine açık hale geliyor? “Eşel mobil var” denilerek tablonun üzeri örtülemiyor; çünkü bugün sistem fiyat artışının sadece dörtte birini karşılıyor, geri kalan kısmı yine sürücünün cebinden çıkıyor. Üstelik 1 Ekim’de bu korumanın da kaldırılması planlanıyor.

Akaryakıt artık yalnızca aracına yakıt alanların sorunu değil. Mazot yükseldiğinde kamyonun maliyeti, çiftçinin gideri, esnafın dağıtım faturası ve nihayetinde vatandaşın sofrası baskı altında kalıyor. Pompadaki rakam yükselirken “vatandaş nasıl ödeyecek?” sorusu ise her zamdan sonra biraz daha ağırlaşıyor.