Genç yaşlarda görülen kalp krizi vakalarındaki artış, son yılların en çok tartışılan sağlık konularından biri haline geldi. Özellikle sosyal medyada birçok kişi bu artışı doğrudan aşılara bağlarken, bilimsel veriler tablonun çok daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor.
Dünya genelinde yapılan araştırmalar, 40 yaş altındaki bireylerde kalp krizi oranlarının son yıllarda belirgin şekilde arttığını gösteriyor. Uzmanlara göre artık her 5 kalp krizinden biri 40 yaş altındaki kişilerde görülüyor. Bu durum, “kalp krizi sadece ileri yaş hastalığıdır” algısını tamamen değiştirmiş durumda.
Türkiye ise Avrupa’da erken yaş kalp krizi vakalarının en sık görüldüğü ülkeler arasında yer alıyor. Uzmanlar, ilk kalp krizi yaşının Avrupa ortalamasından yaklaşık 10 yıl daha erken görüldüğüne dikkat çekiyor.
Kardiyoloji uzmanlarına göre gençlerde kalp krizinin yükselişindeki en büyük nedenler arasında:
yer alıyor.
Özellikle ekran başında geçirilen sürenin artması, fiziksel aktivitenin azalması ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları kalp-damar hastalıklarını genç yaşlara taşıyor.
Araştırmalar, e-sigara kullanan kişilerde kalp krizi riskinin önemli ölçüde arttığını gösteriyor.
Uzmanlara göre nikotin içeren elektronik sigaralar damar yapısını bozuyor, kalp ritmini etkiliyor ve uzun vadede damar sertliğini hızlandırıyor. Son yıllarda enerji içeceklerinin aşırı tüketimi de gençlerde ritim bozuklukları ve ani kalp sorunlarıyla ilişkilendiriliyor.
Pandemi sonrası dönemde en çok tartışılan konulardan biri de COVID-19 aşılarının kalp üzerindeki etkileri oldu.
Bilimsel çalışmalar, özellikle genç erkeklerde mRNA teknolojili COVID-19 aşılarından sonra nadir görülen miyokardit (kalp kası iltihabı) ve perikardit (kalp zarı iltihabı) vakalarının tespit edildiğini ortaya koydu. Bu nedenle ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) aşıların prospektüslerinde bu risklere ilişkin uyarıların güncellenmesini istedi.
Ancak uzmanların altını çizdiği önemli bir nokta var:
Bugüne kadar yayımlanan büyük ölçekli çalışmalar, COVID-19 enfeksiyonunun kalpte oluşturduğu hasarın, aşı sonrası görülen nadir yan etki risklerinden çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bazı araştırmalarda enfeksiyon sonrası miyokardit riskinin aşıya göre yaklaşık 11 kat daha fazla olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, ailesinde erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunan kişilerin daha yüksek risk altında olduğunu belirtiyor.
Özellikle ailesel hiperkolesterolemi adı verilen genetik hastalık, genç yaşlarda damar tıkanıklığına ve ani kalp krizlerine neden olabiliyor. Türkiye’de bu rahatsızlığın Avrupa ülkelerine göre daha sık görüldüğü ifade ediliyor.
Bilimsel veriler ışığında gençlerde kalp krizlerindeki artışı tek bir nedene bağlamak mümkün görünmüyor.
Uzmanlara göre;