Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği yeni karar, yıllardır emeklilik hayali kuran yüz binlerce vatandaş için kritik bir dönemin kapısını araladı. Özellikle 1999 öncesinde ürün satışı sırasında Bağ-Kur primi kesilen ancak primleri SGK’ya yatırılmayan çiftçiler açısından kararın emsal niteliği taşıdığı belirtiliyor.
Kararla birlikte, elinde tevkifat makbuzu bulunan vatandaşların sigorta başlangıç tarihlerini geçmişe çekebilmesinin önü açıldı. Bu durum, birçok kişinin doğrudan EYT kapsamına girerek yaş şartı olmadan emeklilik hakkı elde etmesini sağlayabilecek.
Dosyaya konu olayda bir çiftçi, 1994 yılında özel bir şirkete pamuk satışı gerçekleştirdi. Satış sırasında ürün bedelinden sosyal güvenlik primi kesintisi yapıldı. Çiftçi ise yıllar sonra bu kesinti makbuzunu delil göstererek sigorta başlangıcının 1994 olarak kabul edilmesini talep etti.
Çünkü sigorta girişinin 1999 öncesine çekilmesi halinde EYT kapsamında emeklilik hakkı doğacaktı. Aksi durumda ise vatandaşın 60 yaşını beklemesi gerekecekti.
Yerel mahkeme, yapılan kesintinin vatandaşın sigortalı olma iradesini açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek çiftçiyi haklı buldu. Mahkeme kararında, sosyal güvenlik hakkının anayasal bir hak olduğuna dikkat çekildi.
Ancak süreç burada bitmedi. SGK’nın itirazı sonrası dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. İstinaf mahkemesi ise farklı bir değerlendirme yaparak yerel mahkemenin kararını kaldırdı.
Mahkeme, şirket tarafından yapılan kesintinin SGK hesaplarına aktarılmadığını, bu nedenle geçmişe dönük hizmet tespiti yapılamayacağını savundu. Böylece sorumluluk dolaylı şekilde vatandaşa yüklenmiş oldu.
Dosyanın temyize taşınması üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi devreye girdi. Daire, eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle kararı bozdu ve tevkifatın kuruma aktarılmamış olmasının tek başına engel sayılamayacağını belirtti.
Bunun üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na geldi ve son sözü kurul söyledi.
Kurul kararında dikkat çeken ifadeler yer aldı:
Uzmanlara göre karar, özellikle 1990’lı yıllarda tarım ürünü satışı yapan ve ürün bedellerinden Bağ-Kur primi kesilen vatandaşlar açısından büyük önem taşıyor.
Elinde tevkifat makbuzu, ürün satış belgesi veya kesinti evrakı bulunan kişiler, SGK’ya başvurarak sigorta başlangıç tarihlerinin yeniden değerlendirilmesini talep edebilecek. Sürecin dava yoluyla ilerlemesi halinde ise bu kararın güçlü bir emsal oluşturacağı değerlendiriliyor.
Kararın kamuoyuna yansımasının ardından birçok vatandaşın SGK müdürlüklerine ve sosyal güvenlik uzmanlarına başvurmaya başladığı belirtiliyor. Özellikle EYT kapsamı dışında kalan ancak geçmişte tarımsal faaliyet yürüten kişiler için kararın yeni bir umut olduğu ifade ediliyor.
Sosyal güvenlik çevrelerinde ise kararın yalnızca bireysel bir dava sonucu olmadığı, benzer durumda bulunan binlerce dosyayı etkileyebilecek tarihi bir içtihat niteliği taşıdığı yorumları yapılıyor.