CERRAHTAN ŞOK SÖZLER!

CERRAHTAN ŞOK SÖZLER!
Yayınlama: 19.04.2026

Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’nda görev yapan Doç. Dr. Mehmet Tolga Kafadar hakkında yürütülen yargılama sürecinde ortaya çıkan detaylar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Hastalarından “bıçak parası” aldığı iddiasıyla yargılanan cerrahın savunmasında, söz konusu ödemeleri “hediye” olarak nitelendirmesi dikkat çekerken, mahkeme dosyasına giren deliller milyonlarca liralık bir para trafiğini gözler önüne serdi.

Soruşturma kapsamında incelenen dosyada, 58 hasta ve hasta yakınının mağdur olarak yer aldığı, banka kayıtları ve para transferlerinin detaylı şekilde incelendiği belirtildi. Yapılan incelemelerde, sanığın hesaplarında gelir düzeyiyle uyumsuz yüksek miktarlı para girişlerinin bulunduğu ve bu hareketlerin sistematik bir yapıya işaret ettiği değerlendirildi.

Sanık doktor savunmasında, hastalarla herhangi bir şekilde pazarlık yapmadığını öne sürerek, bazı hasta yakınlarından “hediye” olarak para almış olabileceğini ifade etti. Hesabına gönderilen bazı paraların araç alım-satımıyla ilgili olduğunu iddia eden Kafadar, kimi transferlerin ise “sehven gönderilmiş olabileceğini” savundu. Ayrıca IBAN numarasının hastalar tarafından nasıl temin edildiğini bilmediğini ileri sürdü. Elden para almadığını belirten sanık, bazı ödemeleri geri iade ettiğini de dile getirdi.

Ancak mağdur ifadeleri ve dosyaya giren belgeler, savunmalarla çelişen bir tablo ortaya koydu. Çok sayıda hasta ve hasta yakını, tedavi süreçlerinde maddi baskıya maruz kaldıklarını belirterek, ameliyat olabilmek ya da taburcu edilebilmek için para ödemek zorunda bırakıldıklarını ifade etti. Mağdurlar, doktorun kendilerini odasına çağırarak doğrudan para talep ettiğini, bazı durumlarda ise ödemelerin kendi IBAN hesabına yapılmasını istediğini söyledi. İfadelerde, “Parayı yatırmazsanız taburcu olamazsınız” şeklinde baskı uygulandığı yönünde iddialar da yer aldı.

Bazı mağdurlar ise ameliyat sonrasında yüksek meblağlarla karşılaştıklarını ve bu durum karşısında çaresiz kaldıklarını dile getirdi. Bir hasta yakını, resmi hastane veznesine yatırılan ücretlerin oldukça düşük olduğunu, buna karşın doktorun odasında elden 40-50 bin TL talep ettiğini belirterek, sürecin sistematik şekilde yürütüldüğünü öne sürdü. Ayrıca bazı tıbbi cihazların hastanede bulunmadığı gerekçesiyle hastaların özel kişilerle yönlendirildiği iddiaları da dosyada yer aldı.

Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli delillerden biri ise sanığın evinde ele geçirilen ajanda oldu. Ajandada yüzlerce hastanın ismi ve karşılarına yazılmış ödeme tutarlarının bulunduğu, ayrıca bazı hastalara indirim uygulandığına dair notların yer aldığı tespit edildi. Yapılan incelemelerde, toplamda 371 hastaya ait kayıtların bulunduğu, alınan ücretin 6 milyon 923 bin 937 lira 30 kuruş, kalan alacak miktarının ise 1 milyon 601 bin lira olduğu belirlendi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan raporda da sanığın hesap hareketlerinin gelir profiliyle uyumsuz olduğu açık şekilde ortaya konuldu. Bu kapsamda sanığın banka hesaplarına ve taşınmaz mal varlıklarına el konuldu.

Mahkeme, tüm bu deliller ışığında sanığın kamu görevinden kaynaklanan nüfuzunu kullanarak hastalardan haksız menfaat sağladığına hükmetti. Kararda, hastaların zor durumda bırakıldığı ve sağlık hizmetinin maddi taleplerle ilişkilendirildiği vurgulandı.

Yapılan yargılama sonucunda Doç. Dr. Mehmet Tolga Kafadar, “ikna suretiyle irtikap” suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca sanık hakkında kamu görevinden men kararı verilirken, yurt dışına çıkış yasağının da karar kesinleşene kadar devam etmesine hükmedildi. Mahkeme, sanığın yargılama sürecindeki tutumunu dikkate alarak cezada indirime gitti.

Öte yandan olayın detayları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, sağlık sisteminde etik ihlaller ve hasta hakları konusundaki tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.