
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ndeki görevinden ihraç edilen akademisyen Elif Çongur’un üniversiteye iade talebi, 14. Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Kararın, daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ifade özgürlüğü ihlali kararına rağmen alınması, hukuk çevrelerinde yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Ret kararının gerekçesinde, Çongur’un geçmişte yaptığı bazı sosyal medya paylaşımlarına atıf yapıldı. Özellikle Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan gibi isimlere yönelik anma içeriklerinin, “örgüt iltisakı” kapsamında değerlendirildiği ifade edildi. Bu değerlendirme, kararda KCK/PKK ile ilişkilendirme gerekçesi olarak yer aldı.
Çongur’un avukatı Zeki Avcı ise karara sosyal medya üzerinden tepki gösterdi. Avcı, istinaf başvurularının reddedildiğini belirterek, gerekçenin hukuki olmaktan uzak olduğunu savundu. Paylaşımında, yıllar önceki ihraç işleminin, kısa süre önce açılmış bir ceza davasına dayandırılmasının “hukuki tutarlılıkla bağdaşmadığını” ifade etti. Ayrıca, mahkemenin gerekçeli kararında yer alan değerlendirmelerin yargı sürecinin ciddiyetine dair soru işaretleri oluşturduğunu dile getirdi.
Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenler hakkında verilen mahkûmiyet kararlarının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetmişti. Bu karar, benzer dosyalarda emsal olarak değerlendirilirken, Çongur dosyasında farklı bir sonucun ortaya çıkması dikkat çekti.
Söz konusu gelişme, KHK ile ihraç edilen akademisyenlerin yargı süreçlerinde yaşanan farklı uygulamaları ve kararlar arasındaki uyumsuzluk tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Hukukçular, özellikle üst mahkeme kararlarının alt yargı organlarınca nasıl yorumlandığı ve uygulandığı konusunun önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağını belirtiyor.