“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. PKK/KCK’nın fiilî varlığını sona erdirmesi ve silahlarını teslim etmesi şartına bağlanan düzenleme; soruşturmalardan kesinleşmiş cezalara, başvuru süresinden kurulacak koordinasyon mekanizmasına kadar birçok başlıkta yeni hükümler getiriyor.
“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan 12 maddelik kanun teklifinin ayrıntıları belli oldu. TBMM kayıtlarına 2/3793 esas numarasıyla giren teklif, 5 Ağustos 2026 tarihinde Meclis Başkanlığına sunuldu ve esas komisyon olarak Adalet Komisyonuna sevk edildi. Düzenleme henüz yasalaşmadığı için metindeki hükümler yürürlükte değil; teklif şu anda komisyon aşamasında bulunuyor.
Teklifin uygulanabilmesi doğrudan silahsızlanma şartına bağlanıyor. Buna göre PKK/KCK’nın ve bağlantılı bütün yapıların fiilî varlıklarına son verdiğinin, kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin önce güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor. Ardından bu tespitin Millî Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi ve MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanması şartı aranıyor.
Teklifin ilk iki maddesi düzenlemenin amacını, kapsamını ve temel tanımlarını belirliyor. PKK/KCK’yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda yapma ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen diğer suçlar teklif kapsamında değerlendiriliyor.
Ayrıca Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’da düzenlenen ve örgüt lehine işlendiği belirtilen suçlar da kapsama alınıyor. “Örgüt” ifadesi yalnızca PKK/KCK’yı değil, örgüte bağlı bütün oluşumları kapsayacak şekilde tanımlanıyor.
Düzenlemede en dikkat çeken ayrım, kasten öldürme suçlarına ilişkin getiriliyor. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları teklifin sağladığı erteleme hükümlerinden yararlanamayacak.
Ayrıca örgüt faaliyeti kapsamında 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlar da kapsam dışında bırakılıyor. Bu dosyalardaki soruşturma, kovuşturma ve cezaların infazı mevcut hükümlere göre devam edecek.
Teklifin üçüncü maddesi, devam eden soruşturma ve davaların hangi sürelerle erteleneceğini düzenliyor. Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası olan suçlarda soruşturma ve kovuşturma beş yıl süreyle ertelenecek.
On beş yıldan fazla hapis ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda ise erteleme süresi on yıl olacak. Erteleme boyunca dava zamanaşımı işlemeyecek, dosyalar ile deliller muhafaza edilecek. Müsadereye tabi eşya ve mal varlıkları tasfiye edilerek Hazineye gelir kaydedilecek.
Savcılık veya mahkemelerin erteleme kararlarına karşı iki hafta içerisinde itiraz edilebilecek. MGK kararından önce işlendiği hâlde daha sonra ortaya çıkan suçlarla ilgili yeni soruşturma açılması ise oluşturulacak kurulun iznine bağlı olacak.
Dördüncü maddeye göre erteleme kapsamındaki dosyalarda verilmiş tutuklama ve adli kontrol kararları, yetkili mahkeme veya ilgili yüksek yargı dairesi tarafından değerlendirilerek kaldırılacak.
İstinaf veya temyiz incelemesindeki dosyalarda ise erteleme kararı verilebilmesini sağlamak amacıyla bozma kararı verilebilecek. Böylece henüz kesinleşmemiş dosyaların da yeni sisteme uyarlanmasının önü açılacak.
Beşinci madde, erteleme kararlarının özel bir sisteme kaydedilmesini öngörüyor. Erteleme süresi içinde yeniden bir terör suçu işlenmesi hâlinde karar kaldırılacak ve soruşturma ya da yargılama kaldığı yerden devam edecek.
Belirlenen beş veya on yıllık süre yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanırsa, devam eden kovuşturmalarda düşme kararı verilecek. Böylece dosya hakkında yargılama sürdürülmeyecek.
Altıncı madde, hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanları ilgilendiriyor. Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası bulunanların infazı beş yıl; 15 yıldan fazla hapis ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bulunanların infazı ise on yıl ertelenecek.
Erteleme süresinde yeni bir terör suçu işlenmezse verilen ceza infaz edilmiş sayılacak. Yeni bir terör suçu işlenmesi durumunda ise erteleme kaldırılarak cezanın infazına devam edilecek.
Yedinci maddeyle Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlık edeceği bir takip ve koordinasyon kurulu oluşturulması öngörülüyor. Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Millî Savunma bakanlarıyla Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri yer alacak.
Kurul, sürecin ilerleyişini takip edecek, gerektiğinde alt komisyonlar oluşturabilecek ve TBMM’yi düzenli olarak bilgilendirecek. Meclis bünyesinde ayrıca faaliyetleri takip ederek tavsiyelerde bulunacak bir İzleme Komisyonu kurulacak.
Ancak kamuoyuna yansıyan bazı metinlerin aksine, TBMM’ye sunulan resmî teklifte İzleme Komisyonunun 17 üyeden oluşacağına ilişkin bir hüküm bulunmuyor. Üye sayısı teklif metninde belirtilmemiş durumda.
Silah, mühimmat, patlayıcı ve diğer malzemelerin nasıl teslim alınacağı İçişleri ve Millî Savunma bakanlıkları tarafından belirlenecek. Teslim edilen bütün malzemeler kayıt altına alınacak.
Düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin ise MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren altı ay içerisinde Cumhuriyet başsavcılıklarına veya kurulun görevlendirdiği kurumlara yazılı başvuru yapması gerekecek.
Teklifin 10’uncu maddesi kamu kurumlarının verilen görevleri gecikmeden yerine getirmesini düzenlerken, bu görevleri yapan kişilerin görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluklarının doğmayacağını hükme bağlıyor. Son iki maddede ise düzenlemenin yayımlandığı gün yürürlüğe gireceği ve hükümlerinin Cumhurbaşkanı tarafından yürütüleceği belirtiliyor. Teklif yasalaşır veya değişirse haber ver