İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Yakıt ve Birçok Ürüne Zam Beklentisi

İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Yakıt ve Birçok Ürüne Zam Beklentisi

İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Yakıt ve Birçok Ürüne Zam Beklentisi
Yayınlama: 02.03.2026

Orta Doğu’daki ABD–İsrail–İran çatışmasının küresel ekonomik etkileri her geçen gün daha görünür hâle geliyor. Enerji piyasalarında jeopolitik risk algısının hızla artması, özellikle petrol ve akaryakıt fiyatları üzerinde sert yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Uzmanlara göre bu durum sadece enerji maliyetlerini değil, genel enflasyon seyrini de etkileyecek, önümüzdeki günlerde başta yakıt olmak üzere birçok temel üründe yeni zam dalgaları kaçınılmaz görünüyor.

Çatışmanın başladığı haftanın ilk günlerinde Brent ham petrolün varil fiyatı, uluslararası piyasalarda yaklaşık yüzde 9’luk güçlü bir artışla 79 doları aşarak 6 ayın zirvesini gördü. Bazı analistler gerilimin sürmesi halinde fiyatın tekrar 80–90 dolar bandının üzerine çıkabileceğini, hatta daha da yükselebileceğini belirtiyor. Bu artışın devam etmesi halinde petrolün varil fiyatının 100 dolar seviyelerini test edebileceği ihtimali de masada yer alıyor.

Enerji uzmanları, Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarındaki risklerin sürmesi durumunda petrol ticaretinin ve sevkiyatının olumsuz etkilenebileceğini söylüyor. Bu geçiş noktası, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin taşındığı stratejik bir koridor olduğu için, burada yaşanacak herhangi bir kesinti fiyatlar üzerinde doğrudan baskı yaratıyor.

Enerji maliyetleri yükselince, akaryakıt fiyatlarının pompaya yansıyacağı beklentisi güçleniyor. Dünya genelinde analistler, özellikle benzin ve motorin fiyatlarının önümüzdeki haftalarda artabileceğini, bu durumun da nakliye ve lojistik maliyetleri üzerinden tüketici fiyatlarına yansıyarak gıda, temel ihtiyaç ürünleri ve hizmet fiyatlarında genel bir zam baskısı oluşturabileceğini ifade ediyor.

Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde bu gelişmeler daha somut bir etki yaratabilir. Uzmanlar, petrol fiyatında yaşanabilecek yüksek seviyelerin cari denge üzerinde de baskı oluşturacağını, enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskleri artıracağını değerlendiriyor. Bir diğer etkisinin ise taşıma maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte gıda ve sanayi ürünlerinde fiyat artışı şeklinde tüketiciye yansıması bekleniyor.

Piyasalarda belirsizlik ve risk algısı yükseldikçe, yalnızca enerji ürünlerinde değil çelik, gübre, plastik hammaddeleri ve nakliye maliyetleri gibi geniş bir ürün yelpazesinde maliyet baskısı oluşması ihtimali de gündemde. Bu süreç, küresel arz zincirinde ek fiyata yol açarak, tüketici fiyat endekslerini yukarı çekebilir.

Uzmanlar, şimdiden enerji fiyatlarındaki hareketliliğin diğer emtia ve üretim maliyetleri üzerinde etkilerini takip ederken, tüketicilerin ve işletmelerin de önümüzdeki döneme ilişkin hazırlıklı olması gerektiğini vurguluyor. Jeopolitik gelişmeler ve enerji arz güvenliği, önümüzdeki günlerde ekonomik gündemin en önemli belirleyicisi olmaya devam edecek.