
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Senato Bankacılık Komitesi’nde yaptığı sunumda, Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik ekonomi politikalarına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Bessent, ABD’nin İran üzerindeki baskı stratejisinin merkezinde ülkede dolar kıtlığı oluşturmanın yer aldığını açıkça ifade etti.
Senatörlerin, ABD’nin İran’a karşı ekonomik baskıyı artırmak için başka hangi adımları atabileceği yönündeki sorularını yanıtlayan Bessent, ABD Hazine Bakanlığı olarak bu alanda aktif bir politika yürüttüklerini söyledi. Bessent, “Hazine Bakanlığı olarak yapabileceğimiz ve halihazırda yaptığımız şey, İran’da bir dolar kıtlığı oluşturmaktır” ifadelerini kullandı.
Bu stratejinin somut sonuçlar doğurduğunu savunan Bessent, sürecin Aralık ayında İran’daki en büyük bankalardan birinin çöküşüyle kritik bir aşamaya ulaştığını belirtti. Bankaya yönelik yoğun para çekme talepleriyle bir “bankaya hücum” yaşandığını aktaran Bessent, bunun ardından İran Merkez Bankası’nın para basmak zorunda kaldığını söyledi.
Bessent’e göre bu gelişmeler, İran para biriminin hızla değer kaybetmesine yol açtı. Para basımının tetiklediği enflasyonun kontrolden çıktığını dile getiren ABD Hazine Bakanı, ekonomik çöküşün toplumsal yansımalarına da dikkat çekti. “Enflasyon patladı ve bunun sonucunda İran halkını sokaklarda gördük” diyen Bessent, uygulanan ekonomik baskının sadece finansal değil, toplumsal etkiler de doğurduğunu vurguladı.
Washington yönetiminin bu açıklamaları, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü yaptırım ve finansal baskı politikasının perde arkasına dair en net itiraflardan biri olarak değerlendiriliyor. Açıklamalar, uluslararası kamuoyunda hem ekonomik yaptırımların etik boyutu hem de siviller üzerindeki etkileri açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi.