Almanya
Almanya’da yoğun bakım hizmeti sunan kuruluşlara yönelik yürütülen kapsamlı dolandırıcılık soruşturmasında, Türk vatandaşı olduğu belirtilen Zeynep C. ile eşi tutuklandı. Soruşturmanın merkezinde, sağlık hizmetlerinin usulsüz şekilde faturalandırıldığı ve nitelik şartlarını taşımayan personelin çalıştırıldığı iddiaları bulunuyor.
Edinilen bilgilere göre soruşturma kapsamında, yoğun bakım hizmeti veren bazı kuruluşların sağlık sigortalarına sunduğu faturalar mercek altına alındı. Şüphelilerin, gerekli niteliklere sahip olmayan personelle sağlık hizmeti verildiği halde sigorta şirketlerine usulsüz faturalar düzenlediği öne sürüldü.
Soruşturmanın en dikkat çeken ayrıntılarından biri ise operasyon kapsamında el konulan mal varlığının büyüklüğü oldu.
Yetkililerin yürüttüğü işlemler kapsamında lüks otomobiller, değerli mücevherler, yüksek değerli saatler ve nakit para dahil olmak üzere toplam yaklaşık 5,9 milyon euro değerinde mal varlığına el konulduğu bildirildi.
El konulan varlıkların, soruşturma kapsamında elde edildiği öne sürülen gelirlerle bağlantısının bulunup bulunmadığı yapılacak incelemelerin ardından netlik kazanacak.
Soruşturmanın odağında Almanya’daki sağlık sigortası sisteminin yanı sıra, yoğun bakım hizmetlerinin nasıl sunulduğu da bulunuyor. Özellikle personelin mesleki yeterliliği, verilen hizmetlerin gerçekten gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve sigortalara kesilen faturaların hizmetlerle örtüşüp örtüşmediği araştırılıyor.
Şüpheliler hakkındaki suçlamalar yargı sürecinde kesinleşmiş bir hüküm anlamına gelmiyor. Tutuklama kararlarının ardından soruşturmanın genişletilmesi ve elde edilen finansal kayıtlar ile sağlık hizmetlerine ilişkin belgelerin ayrıntılı biçimde incelenmesi bekleniyor.
Alman makamlarının yürüttüğü soruşturma kapsamında şirketlerin mali hareketleri, sağlık sigortalarına yapılan bildirimler, personel kayıtları ve mal varlıklarının kaynağına ilişkin incelemelerin sürdüğü belirtiliyor.
5,9 milyon euroluk el koyma işlemi, soruşturmanın yalnızca sağlık hizmetlerine ilişkin faturalandırma iddialarıyla sınırlı kalmayıp mali boyutunun da kapsamlı şekilde araştırıldığını ortaya koyuyor.