KAYSERİ – Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Spor A.Ş. bünyesinde hizmete aldığı yeni aquapark, açılışının hemen ardından tartışmaların odağına yerleşti.
Belediyenin 21 Ağustos tarihli resmi duyurusunda 1.800 metrekarelik alana kurulan, beş su kaydırağı bulunan ve yaklaşık 1.500 kişilik kapasiteye sahip tesisin kullanım konseptinin erkeklere ve kadınlara özel planlamalar doğrultusunda belirlendiği açıklandı. Aynı duyuruda Perşembe, Cuma ve Cumartesi günlerinin yalnızca kadınlara ayrılacağı da belirtildi.
Ancak kamuoyuna yansıyan ilk tanıtımda tesisin “erkeklere özel” olarak öne çıkarılması ve tanıtım videosunda kadın bir sunucunun yer alması, sosyal medyada tepki konusu oldu.
Tesisin 22 Ağustos’ta açılması öncesinde kamuoyuna yapılan duyurularda aquaparkın kullanım konsepti erkeklere özel olarak aktarılmıştı. DHA’nın açılış öncesi haberinde de tesisin kullanım konseptinin “erkeklere özel” olarak belirlendiği açıkça yer aldı.
Tepkilerin ardından uygulamada değişikliğe gidildi. Yeni düzenlemeyle Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri kadınlara özel kullanım getirildi. Kadınlara ayrılan günlerde tesisin 10.00-18.00 saatleri arasında kullanılacağı ve rezervasyon yapılmasının gerektiği bildirildi.
Başka bir ifadeyle belediye, başlangıçta kadınların dışarıda bırakıldığı yönündeki eleştirilerin ardından kapıyı tamamen açmak yerine haftanın belirli günlerini kadınlara ayıran bir modele geçti.
Tartışmayı büyüten noktalardan biri ise tanıtım videosunda kadın sunucunun kullanılması oldu. “Erkeklere özel” olarak pazarlanan bir tesisin tanıtımında kadın sunucunun tercih edilmesi, doğal olarak kamuoyunda şu soruyu gündeme getirdi:
Bir kadın tesisin tanıtım yüzü olarak kullanılabiliyorsa, neden tesisin kullanımında aynı kapsayıcılık ilkesi başlangıçta gözetilmedi?
Bu durum tek başına hukuki bir ihlal anlamına gelmeyebilir. Ancak kamu iletişimi açısından ciddi bir tutarsızlık görüntüsü oluşturuyor. Kadının reklamda görünmesinin sorun olmadığı bir anlayışın, aynı kadının kamuya ait sosyal bir tesisten yararlanması konusunda neden sınırlayıcı bir modele ihtiyaç duyduğu açıklanmaya muhtaç.
Belediye, aquaparkı Kayseri’nin “2029 Dünya Spor Başkenti” vizyonuna katkı sağlayacak yatırımlardan biri olarak tanıtıyor. Resmi açıklamada tesisin spor, eğlence ve sosyal yaşamı bir araya getireceği vurgulanıyor.
Tam da bu nedenle eleştirilerin daha güçlü olması şaşırtıcı değil. Sporun ve sosyal yaşamın geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyorsa, kamuya ait bir tesisin kullanımının cinsiyet temelinde günlere ayrılması konusunda açık, ikna edici ve kamuoyunu tatmin edecek bir gerekçenin ortaya konulması gerekiyor. Üstelik belediyenin daha önceki SUKAYPARK duyurusunda tesisin “her yaştan ziyaretçiye” hitap eden bir yapı olduğu belirtilmişti.
Kamuoyundaki tepkilerin ardından kadınlara haftanın üç gününün ayrılması olumlu bir değişiklik olarak değerlendirilebilir. Fakat burada da başka bir soru ortaya çıkıyor:
Bu düzenleme neden tesis planlanırken yapılmadı?
Eğer kadınların da tesisten yararlanması baştan planlanmışsa, ilk tanıtımlarda neden “erkeklere özel” vurgusu öne çıkarıldı?
Eğer tepki olmasaydı kadınlara ayrılan üç gün yine oluşturulacak mıydı? Bu soruların yanıtı kamuoyuna açık biçimde verilmiş değil.
Buradaki temel mesele yalnızca bir aquaparkın hangi gün kimin tarafından kullanılacağı değil. Kamu kaynaklarıyla oluşturulan sosyal tesislerde eşit erişim, kamu hizmetinde tarafsızlık ve bütün vatandaşların kendisini hizmetin eşit sahibi olarak görmesi önemli bir ölçüt.
Elbette mahremiyet, güvenlik veya kullanıcı tercihleri gerekçesiyle kadınlara ya da erkeklere özel kullanım modelleri oluşturulabilir. Nitekim Kayseri Büyükşehir Belediyesi de resmi açıklamasında kullanım modelinin bu şekilde planlandığını belirtiyor.
Ancak böyle bir model uygulanıyorsa bunun hangi ihtiyaçtan doğduğu, nasıl belirlendiği ve kamu yararının nasıl gözetildiği açıkça anlatılmalı. Aksi halde ortaya, kamu hizmetinden çok “tepki geldi, uygulama değiştirildi” görüntüsü çıkıyor.
Bir tarafta modern, kapsayıcı, sosyal yaşamı güçlendiren ve Kayseri’yi spor alanında marka şehir haline getirmeyi hedefleyen bir belediyecilik söylemi var. Diğer tarafta ise ilk etapta “erkeklere özel” olarak duyurulan bir aquapark ve gelen tepkiler sonrasında kadınlara haftada üç gün ayrılan bir kullanım modeli bulunuyor.
Üstelik tanıtımda kadın sunucunun kullanılması, bu çelişkiyi daha görünür hale getiriyor. Kamuoyunun belediyeden beklediği şey ise yalnızca takvim değişikliği değil; bu uygulamanın neden böyle tasarlandığına ilişkin açık ve ikna edici bir açıklama.
Kayseri’deki aquapark tartışması, birkaç gün içerisinde kullanım takviminin değiştirilmesinden ibaret değil. Mesele, kamuya ait bir tesisin kimler için, hangi gerekçeyle ve hangi anlayışla tasarlandığı meselesi. Belediyenin kadınlara üç gün ayırması, ilk uygulamaya yönelik eleştirilerin dikkate alındığını gösteriyor. Ancak kamuoyundaki soru işaretlerini tamamen ortadan kaldırmıyor.
Çünkü ortada hâlâ yanıt bekleyen basit bir soru var: “Erkeklere özel” diye tanıtılan bir kamu tesisinin tanıtımında kadınlara yer veriliyorsa, kadınların tesisten yararlanması neden baştan eşit ve açık bir biçimde planlanmadı?
Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin bu soruya vereceği yanıt, tartışmanın yönünü belirleyecek.