TALAS’TA HİZMETTE ÇİFTE STANDART İDDİASI: VATANDAŞIN CİMER VE 153 BAŞVURULARI NEDEN BEKLİYOR?

Yayınlama: 11.08.2026 11:03

Kayseri’nin Talas ilçesinde belediye hizmetlerinin dağılımına ilişkin vatandaşlardan yükselen şikâyetler, “hizmette eşitlik” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. CİMER ve 153 üzerinden defalarca başvuru yaptıklarını, sorunlarını resmi kanallardan ilettiklerini ancak uzun süre sonuç alamadıklarını belirten vatandaşlar, buna karşılık bazı işletme ve grupların taleplerinin daha kısa sürede karşılandığını öne sürüyor. Ortaya atılan bu iddialar, belediye hizmetlerinin hangi ölçütlere göre planlandığı ve öncelik sırasının nasıl belirlendiği sorularını beraberinde getiriyor.

Vatandaşın en temel beklentisi ayrıcalık değil, eşit hizmettir. Belediyelerin yol, temizlik, çevre düzenlemesi, altyapı, bakım, ulaşım ve benzeri hizmetleri kişiye, işletmeye ya da çevreye göre değil, kamu yararı ve ihtiyaç esasına göre sunması gerekir. Eğer aynı ilçede yaşayan bir vatandaş haftalarca hatta aylarca talebinin karşılanmasını beklerken başka bir talep çok kısa sürede çözüme kavuşturuluyorsa, bunun gerekçesi kamuoyuna açık biçimde anlatılmalıdır.

Talas’ta dile getirilen şikâyetlerin en dikkat çekici yönü de burada ortaya çıkıyor. Vatandaşlar, sorunlarını yalnızca sözlü olarak değil, kayıt altına alınan resmi başvurularla da ilettiklerini belirtiyor. CİMER ve 153 üzerinden yapılan müracaatların tarihleri, kayıt numaraları ve verilen cevaplar ortadayken, bazı taleplerin neden bekletildiği, bazılarının ise neden daha hızlı değerlendirildiği açıklanmaya muhtaç bir konu olarak duruyor.

Eğer belediye hizmetlerinde objektif bir önceliklendirme sistemi uygulanıyorsa, bunun kriterleri de açık olmalıdır. Hangi iş acil kabul ediliyor? Hangi bölgede hangi hizmet neden önce yapılıyor? İşletmelerden gelen talepler ile bireysel vatandaş başvuruları aynı prosedüre mi tabi tutuluyor? Belediyenin ekip, araç ve personel planlamasında kimlerin talepleri önce ele alınıyor? Bu soruların cevabı yalnızca belediye yönetiminin değil, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını merak eden her vatandaşın hakkıdır.

Çünkü belediyenin kullandığı iş makineleri, personel gücü, bütçe ve altyapı imkânları belirli çevrelerin değil, ilçede yaşayan herkesin ortak kaynağıdır. Vergisini ödeyen, resmi kanallardan başvurusunu yapan ve çözüm bekleyen vatandaşın talebi görmezden geliniyorsa, buna karşılık bazı özel talepler hızla yerine getiriliyorsa, bu durum doğal olarak “hizmette ayrıcalık mı var?” sorusunu doğurur.

Talas Belediyesi’nin bu tartışmayı sonlandırmasının yolu da aslında son derece açık. Belediyeye ulaşan başvuruların ortalama çözüm süresi, bekleyen taleplerin sayısı, hangi kriterlere göre öncelik verildiği ve benzer nitelikteki başvurular arasında neden farklı uygulamalar yapıldığı şeffaf biçimde açıklanmalıdır. Vatandaşın talebi gerçekten sıradaysa bunun gerekçesi, bazı hizmetler öne alınıyorsa bunun da objektif nedeni ortaya konulmalıdır.

Buradaki mesele yalnızca birkaç yol, kaldırım, temizlik veya çevre düzenlemesi meselesi değildir. Tartışmanın merkezinde kamu hizmetinin adil, eşit ve şeffaf biçimde sunulup sunulmadığı vardır. Belediyecilikte güven, yalnızca yapılan hizmetle değil, o hizmetin kime, ne zaman ve hangi ölçüte göre verildiğinin açıklanabilmesiyle sağlanır.

Talas’ta vatandaşların bugün sorduğu soru nettir: Hizmet gerçekten ihtiyaç ve kamu yararına göre mi dağıtılıyor, yoksa bazı işletme ve grupların talepleri diğer vatandaşların önüne mi geçiriliyor?

Bu iddialar gerçeği yansıtmıyorsa belediyenin bunu verilerle ortaya koyması gerekir. Ancak resmi başvurular beklerken belirli çevrelerin taleplerinin daha hızlı sonuçlandığı yönündeki şikâyetler devam ediyorsa, konunun yalnızca “yoğunluk” veya “programlama” açıklamasıyla geçiştirilmesi kamuoyunu tatmin etmeyecektir.

Talas’ta mesele artık hizmetten çok, eşitlik, şeffaflık ve kamu kaynaklarının kimin için kullanıldığı meselesine dönüşmüş durumda.