
ŞAM – Suriye’de Cumhurbaşkanı Ahmed eş‑Şara tarafından alınan ve Kürtçe’nin kamusal alanda resmî statüyle tanınmasını içeren karar, ülke içinde sert tartışmalara yol açtı. Tartışmaların hemen ardından Suriye Savunma Bakan Yardımcısı, Türkmen komutan Fehim İsa görevinden istifa etti. İstifa, başta Türkmenler olmak üzere birçok kesimde “denge bozuluyor” tepkisini beraberinde getirdi.
Karar, Kürt yurttaşlara dil ve kültür alanında yeni haklar tanınmasını öngörürken; Türkmenler, Araplar ve diğer topluluklar açısından eş zamanlı ve kapsayıcı bir çerçeve sunmadığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Fehim İsa’ya yakın kaynaklar, istifanın temel gerekçesinin “tek taraflı ayrıcalık algısı” ve Türkmenlerin devlet kademelerinde ve yerel yönetimlerde görünmez kılınması olduğunu ifade ediyor.
Türkmen temsilciler, Suriye’nin kuzeyinde ağır bedeller ödenirken, cephede savaşan ve şehit veren unsurların siyasi masada karşılık bulmadığını savunuyor. “Birlik” söylemiyle duyurulan adımın, ortak vatandaşlık zeminini güçlendirmek yerine etnik fay hatlarını derinleştireceği uyarısı yapılıyor.
Karara karşı çıkan çevreler, dil politikalarının anayasal eşitlik ve ulus-devlet ilkeleriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor. Tek bir grubun taleplerinin hızla karşılanırken diğerlerinin beklentilerinin ötelenmesi, yeni bir siyasal gerilim alanı yaratıyor. Bu kesimler, “resmî dil” tartışmasının bilimsel ve tarihsel zeminde, tüm toplulukları kapsayacak bir uzlaşıyla yürütülmesi çağrısında bulunuyor.
Şam yönetimi istifaya ilişkin ayrıntılı bir gerekçe paylaşmazken, kararın “toplumsal barışı güçlendirmeyi” amaçladığını savunuyor. Ancak sahadan gelen tepkiler, uygulamanın nasıl ve kimin için işleyeceğine dair soru işaretlerinin büyüdüğünü gösteriyor.
Fehim İsa’nın istifası, Suriye’de kimlik, dil ve temsil başlıklarının yeniden sert biçimde masaya yatırılacağının işareti olarak görülüyor. Eleştiriler ortak bir noktada birleşiyor: Eşitlik, tek bir kesimin değil, ülkeyi oluşturan tüm toplulukların aynı anda ve aynı ölçüde tanınmasıyla mümkündür. Aksi halde atılan adımlar, birlik vaadiyle yola çıkıp daha fazla bölünme riski doğurabilir.