Telefon Değil, Harç Satılıyor: IMEI Ücreti Adalet Sınırını Aştı

Telefon Değil, Harç Satılıyor: IMEI Ücreti Adalet Sınırını Aştı
Yayınlama: 03.01.2026 15:05

Yurt dışından getirilen bir cep telefonunun Türkiye’de kullanılabilmesi için zorunlu olan IMEI kayıt ücreti, artık bir kayıt bedeli olmaktan çıkmış, fiilen ikinci bir telefon satın alma vergisine dönüşmüştür. 2015 yılında 131 TL olan bu ücretin, 2025 itibarıyla 45.614 TL’ye yükselmesi; makul artış, enflasyon ya da kamu hizmeti gerekçeleriyle açıklanamayacak bir noktaya ulaşmıştır.

Bugün orta segment bir akıllı telefonun fiyatı ile IMEI kayıt ücreti neredeyse eşitlenmiş, bazı modellerde kayıt bedeli telefonun kendisini geçmiştir. Devletin “kayıt” adı altında, cihazın teknik bir numarasını sisteme tanımlamak için bu denli yüksek bir bedel talep etmesi, orantılılık ve adalet ilkeleriyle açıkça çelişmektedir.

Üstelik bu bedel ödenmediğinde sonuç nettir: Telefon, Türkiye’deki mobil şebekelere kapatılır. Arama yapılamaz, mesaj gönderilemez, mobil internet kullanılamaz. Cihaz “kaçak” statüsüne düşer ve fiilen işlevsiz hâle gelir.

Bu durum, vatandaşın mülkiyet hakkına dolaylı bir müdahale niteliği taşımaktadır. Kişi parasını vererek yurt dışında yasal bir şekilde telefon satın almasına rağmen, Türkiye’de kullanabilmek için ekonomik olarak cezalandırılmaktadır. Bu, kaçakçılıkla mücadele değil; tüketicinin tercihini baskı altına alma yöntemidir.

Yetkililer bu artışları çoğu zaman “yerli üretimi koruma” veya “kayıt dışılığı önleme” gerekçeleriyle savunuyor. Ancak gelinen noktada tablo şunu gösteriyor: Bu ücret ne kaçakçılığı bitirmiştir ne de tüketiciyi korumuştur. Aksine, ikinci el kayıtlar, geçici kullanım yolları ve gri alanlar daha da artmıştır. Yani sistem hem vatandaşı zorluyor hem de kendi hedefini boşa düşürüyor.

Bir başka çarpıcı gerçek ise artış hızıdır. 2018–2019 arasında bir yılda yaklaşık dört kat, 2023–2024 arasında ise beş katın üzerinde artan bir “kayıt ücreti”, artık teknik bir masraf değil, ağır bir mali bariyerdir. Bu bariyer özellikle öğrencileri, asgari ücretlileri ve orta gelirli vatandaşları doğrudan etkilemektedir.

Sorulması gereken soru şudur:
Bir IMEI numarasını sisteme kaydetmenin kamuya maliyeti nedir ki bedeli 45 bin lirayı bulmaktadır?
Bu rakam, hangi hizmetin, hangi somut karşılığıdır?

Devletin düzenleme yapma yetkisi tartışılmaz. Ancak bu yetki, ölçüsüzlük ve vatandaş aleyhine keyfilik üretmeye başladığında sorgulanmak zorundadır. IMEI kayıt ücretleri artık makul olmaktan çıkmış, adil olmayan bir gelir kapısına dönüşmüştür.

Sonuç olarak; bugün Türkiye’de sorun kaçak telefon değil, telefon kadar kayıt parası istenmesidir. Bu uygulama gözden geçirilmediği sürece, “kayıt” değil tepki üretmeye devam edecektir.