
ABD’de kamuoyuna açılan Jeffrey Epstein dosyaları, dünya çapında çocuk istismarı ve insan ticareti tartışmalarını yeniden alevlendirirken, Türkiye’yi de ilgilendiren ağır bir iddia gündeme geldi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Epstein dosyasında yer aldığını belirttiği bir belgeyi paylaşarak, Türkiye’den de çocukların götürüldüğüne dair ifadeler bulunduğunu açıkladı.
Bu açıklama, sosyal medyada ve bazı haber platformlarında büyük yankı uyandırdı. İddialara göre, Epstein’in uluslararası istismar ağına ilişkin belgelerde, farklı ülkelerden reşit olmayan çocukların adaya götürüldüğü öne sürülüyor ve Türkiye’ye dair ifadeler de bu belgeler arasında yer alıyor.
Ancak kritik bir nokta var: Bu iddia henüz bağımsız uluslararası haber ajansları ve resmî makamlar tarafından doğrulanmış değil. Açıklanan dosyaların önemli bir bölümü hâlâ redakte edilmiş durumda ve belgelerin tamamı kamuoyuna sunulmuş değil. Yani ortada, ağır ve sarsıcı bir iddia var; fakat kesinleşmiş, yargı kararıyla ya da resmî soruşturma sonuçlarıyla teyit edilmiş bir bilgi yok.
Buna rağmen, iddianın kendisi bile ciddi soruları beraberinde getiriyor. Eğer Epstein’in insan ticareti ağı gerçekten Türkiye’ye uzanıyorsa; bu, yalnızca bireysel bir suç değil, uluslararası bir çocuk istismarı zincirinin parçası anlamına gelir. Bu nedenle konu, “söylenti” denilerek geçiştirilemeyecek kadar ağırdır.
Şu aşamada yapılması gereken nettir:
Belgelerin tamamı açıklanmalı, iddialar şeffaf biçimde incelenmeli ve kamuoyu eksiksiz bilgilendirilmelidir. Aksi halde, hem gerçek mağdurların adalete erişimi gecikir hem de toplum, belirsizlik içinde bırakılır.
Epstein dosyası bir kez daha gösteriyor ki; karanlık ağlar ortaya saçıldıkça, sessizlik en büyük suç ortaklığına dönüşür.